26 Ocak 2012 Perşembe

RAMMSTEIN'i yaşamak

Bekâret konulu yazımı okumak için:
http://yunoizm.blogspot.com/2012/01/bekaret-nedir-ne-ise-yarar.html

Ich Will(En iyilerden)
Seeman(En romantik şarkı)
(Eski Sevgilime)Ohne Dich
(Annesine)Los
(Kendime)Benzin
(Anneme)Sonne
(Babasına)Stein um Stein
(Babama)Adios

21 Ocak 2012 Cumartesi

Aile Kuruyoruz(Şiir)

Beğenmiyorum toplumun kadına biçtiği rolü
Kadınlar terlesin, kas yapsın ve tırnaklarını kessin istiyorum
Tapu senediyle belgelemek istemiyorum evliliğimi
Karım özgür olmalı benim gibi
Erkek veya adam da olmak istemiyorum
İnsan olmak ve sevmek istiyorum insan olan herkesi

Tam 6 tane karım olsun istiyorum
ve her karımın 6 kocası
Tecavüze uğramak istiyorum
TANRI BENİ BÖYLE YARATTI

Kadın dediğin kaslı olmalı Süreyya Ayhan gibi
Kocasını iki dakika içinde döverek öldürebilmeli
Hayvan gibi olmalı kadın
Hayvan gibi sevişebilmeli

Futbol takımı kuracağız 12 kişi beraber
Ve üstüne saldıracağız kim varsa kalede
En çok da ben geçmek isterim kaleye
11 beden etrafımı sarmışken atarım çığlıklarımı
Eğer bu benim yaşamımsa eğer
Hayat dilediğim gibi olmalı
Devlet mutlu bir aile kurmamı istiyorsa benden
O aile böyle bir aile olmalı

5 Aralık 2011 Pazartesi

Benimle de Röportaj Yaptılar

http://insanlarkonusuyor.blogspot.com/2011/12/yuno-ile-roportaj.html
Birisi benimle röportaj yaptı. Link yukarıda.
Aşağıda ise diğer blogumda okuyabileceğiniz bir hikâyenin fotoğrafı var.

2 Ekim 2011 Pazar

En Güzel Karikatür

Lânet karikatürü silmişler. Neden sildiler? Sileceksen neden yazıyorsun? Mallık yaa! Aynı karikatürü nereden bulacağım?!!

Burada bir zamanlar huninin kıçına bir şeyler sokup "gardrop derdine son!" diye bağırdığı karikatür vardı ve çok komikti. İyi günler, 7 aydır sevişmiyorum, herneyse...

Karikatürü buldum, hâlâ sevişmedim. Herneyse

29 Eylül 2011 Perşembe

Kitap Yazıyorum

Uzun zamandır yoktum çünkü pek çok kitap yazmakla meşgulüm. Kitap yazmaya devam edeceğim ve askere de gitmem lazım. Türkiye de bu aralar çok karışık. Açıkçası asker olmaya korkuyorum çünkü PKK ve İsrail bastırıyor da bastırıyor.

Kitap yazarken elbette çok endişeliyim. Bu okunur mu, beğenilir mi diye korkuyorum durmadan. Sonra şunu farkettim ki zaten ben daha hiç kitabı yayınlanmamış, kimsenin tanımadığı, fakir bir insanım yani benim kitabımı beni tanıyanlar ve rastgele kitap alıp okuyanlar alıp okuyacaklardır. Kısacası neden kaygılanıyorum ki? Yazayım kitabımı ve yazayım kitaplarımı. Ne kadar çok kitap yazar yayınlatırsam o kadar çok tanınırım. Eğer fark edilmeye başlarsam daha dikkatli yazarım bende. Çünkü anlamalısınız, okurun hakettiği kadar iyi yazın yani okur okumayacaksa yıllarca imlâ düzelteyim, derinlik katayım, detaylandırayım, kalınlaştırayım diye uğraşmanın ne anlamı var? Bu yazdıklarım ilk kitaplarım ve bu yüzden ham, tatsız olmalarında sakınca yok. Hem belki herkes hasta olur kitaplarıma. Sonuçta ben insanları anlayamıyorum diğer yazarların kitaplarından nefret ediyorum değil mi? Yani demek istediğim benim ham dediğim kitaplar sizin için başyapıt görülebilir, anlaşılmazım değil mi yazdığım cümlelerde son radde.

İlk kitabımda dindar bir ailenin ateist çocuğu olarak dini inceleyeceğim çünkü zaten artık türk halkı dinlerine sövülmesine alışık ve ateistler bana sahip çıkacaklardır onlardan olduğum için.

26 Ağustos 2011 Cuma

Esra Acısı

Hayatımın en büyük acısı bu
Daha sonra da daha büyüğü yaşanmayacak
O ruhumu emdi emdi kuruttu
ve ruhum şimdi tamamen kuru
Hiç bir zaman da yeniden ıslanmayacak

Bu vakitten sonra benden bir şey istemeyin müritlerim
Sahip olduğum her şeyi Esra’ya verdim
Sonra gözlerimi kapadım ve ölümü bekledim
Her şey bu kadar boşmuş, yeteri kadar yaşadım artık ölmek isterim

Kanat açarım sonsuz yokluğa
Tanrım beni lütfen baştan yaratma
Artık yok hiç güldürü, şaka
Ben öldüm ama hala daha Esra’yı özlerim

O bütün her şeyimi alabilir
Param biter, duygularımsa çoktan uçup gitmiştir
Geriye kaldı yalnızca bir
Bir ben, bir Esra ve bir buruk fikir

Ah, Esra bana biraz zaman bile ayırmadın
Evde öylece yatıp yağlandın
Bense saatlerimi ve kalorilerimi yollarda harcadım
Ben sana aşığım
Sense hala kilolarından yakınansın

Paramı istedin
Sigara ve alkol bağımlısısın
Ben sana kendimi vereyim dedim
Dedin yok istemez, salak mısın?
Sen benim ilk aşk acımsın
ve tüm dünya önümde domalsa yine gideceğim kızsın

Şimdi ben sana böyle bir sevgi beslerim
Sense dersin beni seviyorsan paranı verirsin
Paramı kıskanır oldum
Beni iyice delirttin
Sadece daha sık buluşup sarılmak için
Sana paradan başka ne verebilirim?

Yine kadın erkeği eziyor
Bu kadınlar gerçekten dayağı hak ediyor
Hiç çekinmeden en zayıf yönümden vuruyor
ve bana en büyük acıdan tattırıyor

20 Ağustos 2011 Cumartesi

ASLI neredesin?

Aslı'ya tamamen ulaşamıyorum. Allah'tan dedesinin evini biliyorum. 2015 Haziran'da Aslı 18 yaşında olduğu için geri döneceğim. Aslı'dan başka kimse beni ciddiye almadı. Biliyorum, o da diğer kızlar gibi erkekleri mahveden bir fahişe veya ölümcül işkenceler yapan bir şeytan olacak. Sadece ben onun henüz kendisi olmadığı bir döneme denk geldim. Yani Aslı'nın kişiliği tamamen değişecek. Paradan başka hiçbir şeye yani daha doğrusu duygular ve aşk gibi soyut şeylere önem vermeyen bir kız olacak. Bana beni unutmaya çalıştığını söylemişti. Bana gerçekten âşık olmuş muydu? Neden bu kadar kolay terk etmişti?

Herneyse, ancak bir çocuğun aşkı saf ve temiz olabilir. Umarım Aslı hep çocuk kalır. Büyüyüp diğer kızlara benzerse o artık sıradan bir kız olacak. Sıradan kızlar bana çok fazla yalan söyledi ve defalarca beni intihara sürüklediler. Ben zaten şu anda ölüden farksızım. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Yemin ederim ki hiçbir şey zevkli değil. Arkadaşım yok çünkü arkadaşlarımın yanındayken canım sıkılıyor.

Ben o 18 yaşına geldiğinde geri geleceğim ve beni ret ederse bütün ömrümü ona yalvararak geçireceğim. Zaten yazar olacağım ve yazdığım kitaplarda hep ona yalvaracağım. Ona sayfalar dolusu şiir yazacağım. Elimden ancak bu gelir:...

* * * * * *

Aslında biraz düşündüm de; ben Aslı'ya gerçekten aşığım ve hiçkimse beni onun ettiği kadar mutlu edemez. Umarım beni affeder. Affetmezse 4 yıl sonraki psikolojik durumum ne olur bilmiyorum. İntihar etmeyeceğim ama yaşıyor da olmayacağım. Bütün hayatımı yatakta yatarak ve sık sık ağlayarak geçiririm belki. Bu psikolojiyle kitap falan yazarken hemen sıkılıp bunalıyorum..

19 Ağustos 2011 Cuma

RAMMSTEIN ve Eisbrecher hakkında detaylı bilgi

http://www.rammsteintr.com/diskografi/ceviriler/ RAMMSTEIN'in Türkçe şarkı sözleri için ziyaret et!
Efendim Rammstein eskiden MTV ile beraberdi. İşte ne bileyim, gençleri boş işlerle ve fikirlerle meşgul edip onların kendilerini özgür sanarak sömürülmelerine yardımcı oluyordu. Daha sonra Amerika, Mehr, Moskou, Mann Gegen Mann, Pussy gibi eserler ortaya koyarak yoldan çıktılar ve eskiden onları keşfetmiş olan insanlar daha sonra onlara düşman oldu.

RAMMSTEIN zengin insanları çok eleştiriyordu. Bütün bencil ve zengin insanlarla dalga geçiyordu. Fazla cinsel bir grup olduğu için cinselliği sevmeyen insanlar da bu gruptan soğuyordu. İşte bu nedenlerle RAMMSTEIN'in eski patronları onlarla iş yapmayı bıraktı ve RAMMSTEIN'i yok etmek için Eisbrecher gibi gruplar kurdular (böyle onlarca grup var ama bunlardan en iyisi Eisbrecher).

Eisbrecher her şeyiyle Rammstein'in aynısıydı. Logosu bile aynıydı hatta (R+ ve E). Ama bu tutmadı. Çünkü Eisbrecher özgür ve cesur değildi. Çünkü Eisbrecher'in sadece 8 tane düzgün şarkısı vardı ve ota boka şarkı yapıyorlardı. Eisbrecher gibi sıradan grupların tüm şarkıları aynıdır. Eisbrecher'in en iyi şarkıları:
Adrenalin
Antikorper
Kein Mitleid
Eiskalt Erwischt
Wie Tief?
Eisbrecher
Mein Blut
Eiszeit
Ayrıca Eisbrecher'in şarkılarının isimleri diğer pek çok grubun şarkılarının ismiyle aynıdır veya aynı gibidir. Eisbrecher'in şarkıları çakmadır, eski şarkılarla aynı ritimleri taşıyabilir. Sözleri çok basit ve anlamsızdır. Rammstein'in şarkı sözleri ise harikadır. Eisbrecher'in tüm şarkıları birbirine benzer.

RAMMSTEIN gibi pornolu klip, gay erotik klip çekmiş; Amerika ve Rusya ile dalga geçmiş bir grup ile kim başedebilir ki?