Uzun zamandır yoktum çünkü pek çok kitap yazmakla meşgulüm. Kitap yazmaya devam edeceğim ve askere de gitmem lazım. Türkiye de bu aralar çok karışık. Açıkçası asker olmaya korkuyorum çünkü PKK ve İsrail bastırıyor da bastırıyor.
Kitap yazarken elbette çok endişeliyim. Bu okunur mu, beğenilir mi diye korkuyorum durmadan. Sonra şunu farkettim ki zaten ben daha hiç kitabı yayınlanmamış, kimsenin tanımadığı, fakir bir insanım yani benim kitabımı beni tanıyanlar ve rastgele kitap alıp okuyanlar alıp okuyacaklardır. Kısacası neden kaygılanıyorum ki? Yazayım kitabımı ve yazayım kitaplarımı. Ne kadar çok kitap yazar yayınlatırsam o kadar çok tanınırım. Eğer fark edilmeye başlarsam daha dikkatli yazarım bende. Çünkü anlamalısınız, okurun hakettiği kadar iyi yazın yani okur okumayacaksa yıllarca imlâ düzelteyim, derinlik katayım, detaylandırayım, kalınlaştırayım diye uğraşmanın ne anlamı var? Bu yazdıklarım ilk kitaplarım ve bu yüzden ham, tatsız olmalarında sakınca yok. Hem belki herkes hasta olur kitaplarıma. Sonuçta ben insanları anlayamıyorum diğer yazarların kitaplarından nefret ediyorum değil mi? Yani demek istediğim benim ham dediğim kitaplar sizin için başyapıt görülebilir, anlaşılmazım değil mi yazdığım cümlelerde son radde.
İlk kitabımda dindar bir ailenin ateist çocuğu olarak dini inceleyeceğim çünkü zaten artık türk halkı dinlerine sövülmesine alışık ve ateistler bana sahip çıkacaklardır onlardan olduğum için.
29 Eylül 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)





0 yorum:
Yorum Gönder
Bana tecavüz et...